« Önceki | Sonraki »

23/9/2007

VE POYRAZ GELDİ...

                                          

Bizim Nilay sonunda hala oldu. Dün sabah 11 civarı doğmuş. Geçen sene ağustosta düğünlerine gitmiştim Ankara’ya. Bu sene bebişleri oldu. Ay beklemek ne kadar zormuş. Bilecik’e gittiğimde bile anneme Nilaylar gittimi diye sormuştum. Bebek erkek olmuş oda Nilay gibi kesin BJKlı olcak.J  Adı Poyraz... Hayatımıza hoş geldin Poyraz. Umarım mutlu bir hayatın olur. Nilay kız gözün aydın. J

 

20/9/2007

MEĞER BEN BİLECİK'İ NASIL ÖZLEMİŞİM...

    

Dün sonunda kaydımı yaptırdım okula. Gerçi internetten yaptırmıştım ama danışmana onaylatmam gerekiyordu. Bilecik’e gittim. Benim okulum Dumlupınar Üniversitesine bağlı olmasına rağmen bölüm Bilecik de. Bilecik den hiç geçtiniz mi bilmiyorum ama geçtiğiniz o büyük yol var ya yaklaşık 5 dakikada geçtiğiniz orası işte... küçük bir yer ama ben inanılmaz özlemişim orayı. Gittiğim gibi yurda attım kendimi. Daha 1. sınıflar vardı ama yinede yurttu işte. Okula gittiğimde fazla bir değişiklik yoktu. Ama ben yinede çok özlemiştim. Sonra arkadaşlarımla görüştüm. Demek ki dedim kendi kendime mezun olunca ben bu muhabbetleri bu yüzleri özleyeceğim. 2.5 ayda bile bu kadar özleyebildiysem. Daha görüşemediğim çok arkadaşım var. Akşam İzmit’e geri dönmek zorunda kaldım çünkü. Bir kısmına msj atabildim “Pazar günü döneceğim görüşürüz diye.” Gelen msjların hepsinin sonunda seni özledik vardı. Bu beni çok mutlu etti. Birilerinin sizi özlemesi ve bunu açıkça dile getirmesi mükemmel bir duygu. Sanırım birazda şımardım. J  Sanırım Bilecik’e gittiğimde 1 ayım arkadaşlarımla özlem gidermek olacak. He bide odama 3 yeni arkadaş daha gelmiş. İşletme 1. sınıflar zamanla tanışcam size de anlatıcam J Zamanla herkesi tanıyıp öğreneceksiniz zaten J

18/9/2007

EYVAH SOLAKLAR ARTMIŞ!! :)

Sol elini kullananların sayısı geçen yüzyılda önemli ölçüde artmış. İngiliz bilimadamlarının yaptığı bir araştırmanın sonucuna göre, solakların oranı yüzde 3’ten 11’e kadar yükselmiş. Uzmanlara göre bunun en önemli nedenlerinden biri, çocuklara sağ ellerini kullanmaları için uygulanan baskının ortadan kalkmış olması.

Sol el kullanımı yüzyıllardır bilimadamlarının en ilgisini çeken konular arasında yer alıyor.
Önceki yüzyıllardaki çeşitli kayıtları inceleyen bilimadamları, 19’uncu ve 20’inci yüzyılın başlarında, okullarda sol elin kullanımının yasaklanmasının ve sadece sağ elini kullananların çalışabileceği endüstri makinelerinin, solakların oranını azalttığı kanısına vardı.
Ancak İngiltere’deki University College London’ın öğretim üyelerinden Profesör Chris McManus’ın yaptığı son araştırma, sol elini kullananların sayısında çarpıcı bir artış olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre, geçen bir yüzyılda solakların oranı yüzde 3’ten yüzde 11’e yükseldi.
Bu hızlı artışta, sol elini kullanan çocuklar üzerinde baskının hafiflemesinin etkili olduğu belirtiliyor.
Geçmişte çocukların sol ellerini kullandıkları için cezalandırıldığına dikkat çeken uzmanlar, bu tutumun yakın zamanda değiştiğine dikkat çekiyor.

Peki bunu kötü bir şeymiş gibi söyleyen uzmanlar daha düne kadar solakların daha zeki oldunu savunan uzmanlarla aynı kişiler değilmi? Yada madem solaklar daha zeki neden solaklık engellenmeye çalışılıyor? Herkez salak olsunda Dünyayı ne hale soktuklarını anlamasınlar diyemi acaba. Buda bir çelişki konusu!!!

16/9/2007

GRİPİN VE FERMAN

< Yukardaki klip gripin ve mangadan fermanın düet yaptığı baba mesleği şarkısına you-tube tan birinin yapmış olduğu bi klip gerçekten çok güzel olmuş şarkıyı daha önce çok dinledim bu klibi geçen gün kuzenim ece gösterdi. çok güzel ve şarkının anlamını  gerçekten çok güzel yakalamışlar. MUTLAKA İZLEYİN!

15/9/2007

BUZULLAR EN ALT SEVİYESİNE İNDİ!!

Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Kuzey Buz Denizi’ndeki erime sonucu buzulların kapladığı alanın, uydudan ölçümlerin başladığı 1978’den sonraki en alt seviyesine indiğini ve Avrupa’dan Büyük Okyanusa kutup üzerinden kestirme deniz yolunun açıldığını duyurdu.
      ESA’nın internet sitesinde (www.esa.int), açılan deniz yolları uydu fotoğraflarıyla gösterildi.
      ESA tarafından yapılan açıklamaya göre, tarihsel olarak geçişin mümkün olmadığı, "Kuzey Buz Denizi Kuzeybatı Geçişi" adlı rota, buzulların erimesi sonucu, Avrupa-Asya, Atlas-Pasifik okyanusları geçişlerine artık tamamen açık hale geldi.
      Denizcilik şirketlerinin yıllardır açılmasını umdukları rotanın uydu fotoğraflarını yayımlayan ESA, bölgenin artık "denizciliğe tamamen elverişli olduğunu" duyurdu.
      Denizcilik firmaları, Kuzeybatı Geçişinin, Kanada’nın kuzey kıyılarından Panama Kanalı’na en ucuz gemi seferini sağlayacağını da hesaplıyor.
      ESA’nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre Danimarka Ulusal Uzay Ajansından Leif Toudal Pedersen, Kuzey kutbundaki buzul erimesinin "aşırı" dereceye ulaştığını vurguladı ve bölgedeki buzulların 3 milyon kilometre gibi "çok düşük" bir alana indiğini belirtti.
      Bu seviyenin, daha önce en düşük alanın 4 milyon kilometre kare olarak ölçüldüğü 2005 ve 2006 yıllarından bile "1 milyon kilometre kare daha az olduğu" vurgulandı. Kuzey kutbundaki buzullar her yıl Eylül ayında en düşük seviyesine, Mart ayında da en yüksek seviyesine ulaşıyor. Daha önceki en düşük alanın 4 milyon kilometre kare olarak ölçüldüğü 2005 ve 2006 yıllarında Kuzeybatı deniz rotası kapalı kalmıştı.
      Açıklamada, 2005, 2006 ve 2007 fotoğrafları karşılaştırıldığında, bu yıl büyük bir azalmanın görüldüğü, beklenenden çok büyük bir azalma olan, tam 1 milyon kilometre karelik farkın nedenlerine ilişkin çok acil çalışmaların gerektiği kaydedildi.
      ESA’nın açıklamasında, kutupların küresel ısınmaya karşı hassasiyetinin, dünyanın diğer bölgelerinin 2 katı olduğu, bazı bilimcilerin, Kuzey Buz Denizi’nde 2040 yılında hiç buz kalmayacağını tahmin ettikleri kaydedildi. BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin raporlarına göre ise kutbun buzdan tamamen arınmış hale gelmesi 2070 yılını bulacak.
      Pedersen’e göre bu yıl yalnızca Rusya’nın kuzey kıyılarındaki geçişler kapalı kaldı. Ancak bu bölüm de var olan koşullar değerlendirildiğinde, "beklenenden kısa süre içerisinde" açılacak.
      Buzulların erimesiyle birlikte Rusya ve Kanada bölgede kıta sahanlığı iddiasında bulunurken, bu ülkelerin yanı sıra diğer bazıları da deniz dibi kıta uzantısındaki zengin petrol ve doğal gaz yataklarından yararlanmayı planlıyor.
     

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı
SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!
Locations of visitors to this page
Google